ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI

 

Çekişmeli boşanma davası Türk Medeni Kanunu madde 166/3’te düzenlenen anlaşmalı boşanma davası dışında kalan her türlü boşanma nedenine dayalı olarak açılmış ve eşler arasında boşanma ve boşanmanın ferileri konusunda uzlaşmaya varılamamış boşanma davalarıdır. Çekişmeli boşanma davasında eşlerden birinin boşanmak istememesi, tarafların nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı gibi konuların birinde ya da bir kaçında anlaşamamaları üzerine açılan davalardır.

 

Boşanma Türk Medeni Kanunu’nda sayılan sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Medeni Kanun, boşanmaya olanak veren sebepleri altı madde halinde saymıştır. Bu boşanma sebepleri

– zina,

– hayata kast, pek fena muamele ya da onur kırıcı davranış,

-küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

– terk,

-akıl hastalığı

-evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır.

Evlilik birliğinin temelden sarsılması, boşanmanın genel sebepleri arasında yer almaktadır. Bunun dışında sayılan boşanma sebepleri ise özel boşanma sebepleridir. Taraflar boşanmanın sebeplerini belirlerken gereken özeni göstermelidir. Çünkü boşanma davasının kabul edilmemesi halinde üç yıl boyunca yeni bir boşanma davası açma hakları yoktur. Bu nedenle boşanmaya karar veren taraf boşanmanın nedenlerini ve boşanma davasında ispat edeceği unsurlara dikkat etmelidir.

 

Anlaşmalı boşanma davasında gerekli olan evliliğin en az bir yıl sürmesi konusundaki zorunluluk, çekişmeli boşanma davasında görülmemektedir. Tarafların istedikleri zaman davayı açmaya hakları vardır.

 

Çekişmeli boşanma davasında, boşanmak isteyen eş aile mahkemesine vereceği dava dilekçesi ile davayı açar. Dava dilekçesine mevcut delilleri de eklemelidir. Çekişmeli boşanma az kusurlu olan veya tamamen kusurlu olan kişi de dava açma hakkına sahiptir. Kusur oranı boşanmanın ferileri konusunda önem taşımaktadır. Çekişmeli boşanma davasındaki en önemli unsur, boşanma nedeninin yasaya ve usule uygun olarak ifade edilmesi ve bu durumun tanık beyanları ve delillerle desteklenmesidir. Tanık beyanları, çekişmeli boşanmada oldukça büyük bir öneme sahiptir ve mahkemeye bildirilmesi gerekir.

 

Tarafların uzlaşmaya varamadıkları konular nedeniyle açılan çekişmeli boşanma davası, anlaşmalı boşanma davasına göre uzun sürmektedir. Ayrıca çekişmeli boşanma davasının açıldığı şehir, mahkemelerin iş yoğunluğu da boşanma süresinin uzamasındaki etkenlerdendir.

 

Boşanma davası taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesinden veya tarafların son altı ay birlikte yaşadıkları yer mahkemesinde açılır. Boşanma davası açıldıktan sonra hakim ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı geçici önlemler alır. Bu geçici önlemler eşlerin barınma, geçinme, varsa çocuk için nafaka tedbiridir. Bunun yanı sıra dava sonucunda tazminat veya paylaşıma konu olacak malların yönetimine ilişkin de tedbir kararı verebilir.

 

Boşanma dava sonucunda kusursuz ya da daha az kusurlu olan taraf karşı taraftan mevcut veya beklenmeyen menfaatlerinin zarara uğramasından dolayı tazminat isteminde bulunabilir. Ayrıca boşanma nedeniyle kişilik hakları zarara uğradığını iddia eden taraf manevi tazminat isteminde de bulunabilir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek kişi daha az kusurlu olması şartıyla diğer taraftan yoksulluk nafakası da talep edebilir. Boşanma davası sonucunda mahkeme, maddi tazminat ve yoksulluk nafakasını toptan ya da irat şeklinde ödenmesine karar verebilir. Buna karşılık manevi tazminatın irat (taksit) olarak ödenmesi mümkün değildir. Boşanma davası sonucunda nafaka alanın tekrar evlenmesi halinde nafaka ödenmesi durdurulur. Kusursuz veya daha az kusurlu olan taraf boşanma davasından sonra da nafaka istemiyle dava açabilir. Bu davalar nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu durum Türk Medeni Kanunu 178. Maddesinde hükme bağlanmıştır.