Maden Hukuku

HÜKÜMDEN DÜŞEN ve TERK EDİLEN ALANLARDA ALINACAK TEDBİRLER

Ruhsatın hükümden düşmesi veya terk edilen alanlarda alınacak tedbirleri düzenleyen Maden Yasası’nın 32’nci maddesinin, 5177 sayılı Yasa ile 1. fıkrası, 5995 sayılı Yasa ile de son fıkrası değişmişti. 6592 sayılı Yasa ile maddenin tümden değiştiği belirtilse de ilk fıkra değişikliğe uğramamıştır.

a-Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini tedbirleri almak ve sahanın son durumunu gösterir imalat haritası ve maden jeoloji haritasını MİGEM’e vermek suretiyle terk talebinde bulunabilecektir.

i-ruhsat alanında üretime yönelik faaliyet olması hali

Sahanın daimi ya da 6592 sayılı Yasadan evvel teknik nezaretçisi tarafından hazırlanmış, işletme projesi ile birlikte verilen çevre ile uyum projesinin uygulandığını, ruhsat alanında can ve mal güvenliği ile ilgili önlemlerin ve emniyet tedbirlerinin alındığını içeren terk raporu yanında, sahanın son durumunu gösterir imalat haritası ve maden jeoloji haritası ile MİGEM’e terk iradesi beyan edilmelidir.

Terk talebi yukarıdaki şartlara uygun olsa da terk işleminin gerçekleşmesi, MİGEM’in terki uygun bulmasına bağlıdır. Terk talebi yapıldıktan sonra, idare makul bir sürede terk talebini kabul ya da reddetmek durumundadır. Aksi takdirde terki gerçekleşmeyen sahanın mali yükümlülükleri devam edecektir. Terk talebi yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde idare tarafından konuya vaziyet edilmez ise terk kabul edilmediği gerekçesiyle konu Mahkemeye intikal ettirilebilir.

 

ii-Terki düşünülen sahada üretim faaliyeti olmaması hali

Arama ruhsat safhasında veya işletme ruhsatı alındıktan sonra zorunlu izinleri tamamlayamayan veya zorunlu izinleri almak istemeyen ruhsat sahipleri, sahada herhangi bir faaliyet olmadığını terk raporunda belirterek, terk işleminin yapılmasını isteyebilirler. Bu durumda, imalat haritası ve maden jeoloji haritası verilmesine gerek yoktur.

I-b, II-a ve II-c Grubu ruhsatlarda arama ruhsat safhası olmadığından, sözü edilen bu gruptaki işletme ruhsatları hakkında sahada herhangi bir faaliyet olmadığı beyanını içeren terk raporu verilmesi yeterlidir.

Terk işlemlerinin gerçekleşmesi için MİGEM’in terki onaylaması gerektiğine yukarıda değinmiştik. Özellikle terki istenen sahada üretime yönelik faaliyet olması halinde, MİGEM gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını yerinde denetlemeden terke onay vermemektedir. Ancak, sahada herhangi bir faaliyet olmadan terk isteniyorsa bu durum MİGEM’in takdirindedir.

iii-Ruhsat alanının bir kısmının terk edilmesi

 6592 sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ruhsat alanının büyüklüğü mali külfet getirdiği gerekçesiyle ruhsat sahipleri tarafından ruhsat alanının bir kısmı terk edilebilir. Bu işleme ruhsat küçültme ya da eski tabiriyle taksir işlemi denir. Ruhsat alanı tümden terk edilmeyip belli bir alanı terk ediliyorsa, terki istenen alanda gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı, idare tarafından yerinde incelenip, buna göre karar verilecektir. Gerek arama gerekse işletme safhasında ruhsat alanının taksir edilen kısmı ihale olmadan aramalara açık hale gelmez. Ruhsatların bölünmesini Yasanın 5’inci maddesi engellemektedir. Maadin Nizamnamesinden, 6309 sayılı Yasaya intibak edecek maden hakları konusunda konulan bölünmezlik kuralı, ne yazık ki, hiçbir gerekçeye dayalı olmadan günümüzde de yürürlüğünü sürdürmektedir.  5177 sayılı Yasanın Geçici 1’inci maddesi 5. fıkrasında; 5177 sayılı Yasanın uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden itibaren işletme ruhsat safhasında olan sahaların altı ay içinde ruhsat sahibinin istemi üzerine, rezerv kaybına neden olmayacak, ekonomik olarak işletilmesinde sakınca bulunmayacak şartları taşıması halinde MİGEM tarafından dört ayrı ruhsata bağlanabileceği, kural altına alınmış ve hiçbir sakıncası da olmamıştı. Ruhsatların bölünebilmesi; kamu menfaati, istihdam, ihtilaf yaratacak rödovans sözleşmelerinin önlenmesi gibi faydalar sağlayacağı da gözden uzak tutulmalıdır.

b-Ruhsat alanında gereken tedbirler bir yıl içinde alınacaktır

Terk işleminde ruhsat sahibinin iradesi aranırken, hükümden düşme bundan farklıdır. Ruhsat sahibi istemeden de ruhsat hukuku sona erebilir. Terk işleminde gereken tedbirler alınıp, terk raporu ve gereken belgeler idareye sunulurken, ruhsat hukukunun sona ermesinde bu belgeler verilmeyebilir ve tedbirler alınmayabilir.

Ruhsat hukukunun hükümden düşmesi ve terk istemi üzerine MİGEM ruhsat alanında gereken tedbirlerin alınıp alınmadığını yerinde inceleyecek, gereken tedbirler alınmamış ise tedbirlerin alınması için ruhsat sahibine bir yıllık süre tanıyacaktır. 6592 sayılı Yasadan önce bu süre altı aydı, mücbir sebepler dışında da ruhsat sahibine 3 aylık ek süre tanınabiliyordu. Mücbir sebeplerde ise süre sınırı yoktu. 6592 sayılı Yasa ile mücbir sebep ve ek süre kaldırılmış, bir yıllık kesin süre konmuştur.

Mücbir sebep; Sel, yangın, deprem, grizu patlaması, çökme, heyelan ve benzeri haller olarak Maden Yasasında tanımlanmıştır. Bu tanıma uyan bir felaketin bir yıllık süreyi uzatacağı kanısındayım.

c-Gereken tedbirlerin bir yıl içinde alınmaması

Bir yıllık verilen sürede çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli güvenlik ve çevresel önlemlerin alınmaması durumunda, bu önlemler alınana kadar sorumluluk ruhsat sahibinde olmak üzere konu valiliğe bildirilecektir. Gerekli önlemler alınana kadar madencilik faaliyeti sonucu meydana gelen kazalardan ruhsat sahibinin cezai ve maddi sorumluluğu devam edecektir. Çevre ile uyum çalışması için gerekli tedbirler, çevreye uyum planına uygun olarak, orman arazilerinde ilgili orman idaresince, diğer alanlarda il özel idareleri veya valilikler tarafından yerine getirilecektir. İdarelerce çevre ile uyum planına uygun olarak yapılan masraflar, ruhsat bedelinden çevre ile uyum planı çalışmaları için emanete yatırılan tutarlardan karşılanacaktır. Yatırılan teminatların yeterli olmaması durumunda çevre ile uyum planı çerçevesinde eksik kalan masrafların ödenmesi için ruhsat sahibine bir ay ödeme süresi tanınacak, bu sürede ödeme gerçekleşmez ise istenen miktar ilgili vergi dairesine bildirilerek 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa hükümlerine göre ruhsat sahibinden tahsil edilecektir.

Hukuku sona eren ruhsat sahasının, ilgili idare tarafından çevreye uyum planı dışında başkaca bir proje veya uygulama yapılması halinde buna ilişkin masraflar ilgili idare tarafından karşılanacak ve ruhsat sahibinden herhangi bir bedel talep edilmeyecektir. Örneğin hükümden düşmüş bir ruhsat sahasında; park yapılması, açılan ocak yerine moloz dökülmesi gibi idarelerden tarafından düşünülen uygulamalarda ruhsat sahibi herhangi bir bedel ödemeyeceği gibi çevreye uyum planı çalışması da yapmayacaktır.

Çevre ile uyum çalışmasının Hazinenin özel mülkiyetindeki yerler ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yapılması halinde uygulamanın yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca belirlenecektir.

Yasanın 32’nci maddesinin 6592 sayılı Yasa ile değişik halinin uygulanması hakkında henüz uygulama yönetmeliği çıkmamıştır. Değişiklikten önceki durum hakkında ise, 06.11.2010 gün 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin, 83’üncü maddesi yürürlüğünü sürdürmektedir.