DEVLETÇE İŞLETİLECEK MADENLER

MADEN İHALELERİ

Maden ihalelerini incelemek için 3213 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren konunun ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

3213 sayılı Maden Yasası, 15.06.1985 gün 18785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yasa’nın Geçici 1’inci maddesinde; Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce herhangi bir nedenle hükümden düşmüş bütün GMD (Genel Maden Dosyası), AR (Arama Ruhsatı), İT (İlk Tetkik), PRT (Proje Tetkik), İR (İşletme Ruhsatı), İİ (İşletme İmtiyazı) safhasındaki ruhsatlar paftalardan silinerek sınırlarına bakılmaksızın otomatik olarak aramalara açılır, kuralı getirilmiştir.

Aktarılan kural ile Yasanın yürürlüğü tarihi itibarıyla hükümden düşmüş tüm ruhsatlar sınırlarına ve safhalarına bakılmaksızın yok sayılacak ve bu alanlara yapılan başvurular ihalesiz olarak kabul görecekti. Açık olan bu hüküm ne yazık ki uygulanamamıştır. Gerekçe olarak da Yasanın 22’nci ve 30’uncu maddeleri gösterilmiştir. 22’nci madde arama ruhsat aşamasından düşen, 30’uncu madde ise ön işletme ve işletme safhasında düşen ruhsat sahalarının ihale ile ruhsatlandırılacağını öngörüyordu. Geçici 1’inci maddenin uygulanmaması nedeniyle, hükümden düşen ruhsatların, dosyası bulunanların dosya üzerinden, dosyası bulunamayanların ise işli oldukları 1/25000 ölçekli veya 1/200000 ölçekli haritalardan sınırları tespit edilip bilgisayar kayıtlarına aktarılmıştır. Bu işlemin Yasanın ruhuna açıkça aykırı olduğunu burada ifade etmek isterim.

MADEN İHALELERİ

3213 sayılı Yasanın 22’nci maddesi uyarınca arama ruhsat aşamasında hükümden düşen ruhsat sahaları 60 gün süre ile Maden İşleri Genel Müdürlüğünde (MİGEM) ve vilayetlerde asılarak ilan ediliyor, bu sürede talip çıkmaz ise otomatik olarak aramalara açılıyordu.  Ön işletme ve İşletme Ruhsatı aşamasından düşen sahaların ihalesi ise Yasanın 30’uncu maddesi uyarınca yapılıyor, MİGEM ve vilayetlerde 3 ay süre ile ilan ediliyor. Bu sürede talip çıkmaz ise 3 ay daha bekletiliyor bu bekleme süresinde teminat bedeli kadar bedeli yatırmayı kabul eden ilk talibine veriliyor, bu sürede de talip çıkmaz ise otomatik olarak aramalara açık hale geliyordu.

05.06.2004 gün 25483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5177 sayılı Yasa ile 3213 sayılı Yasa’nın 22’nci maddesi yürürlükten kaldırılmış, 30’uncu madde ise değişikliğe uğramıştır. 03.02.2005 gün 25716 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yasası Uygulama Yönetmeliği’nin 114-129’uncu maddeleri ile de ihale işlemleri düzenlenmiştir. Yapılan değişiklik ile ihale ilanının Resmi Gazete ile yapılacağı, ilan süresi içinde başvuru olmaması halinde ihalelik alanın başka bir işleme gerek kalmadan aramalara açık hale geleceği, ruhsat alanları arasında olup en uzak iki noktası arasında 50 metreden az mesafe bulunan alanların bitişik ruhsat sahipleri arasında ihale edileceği, 6309 sayılı Yasa döneminden gelen ve yürürlükte olan çakışmalı işletme ruhsatlarında yeni bir maden bulunması halinde, çakışmalı alandaki maden hakkının bu ruhsat sahipleri arasında ihale edileceği, kurala bağlanmıştır.

İhale işlemlerini düzenleyen Maden Yasası 30’uncu maddesi 2. fıkrasına 5995 sayılı Yasa ile bir cümle eklenerek işletme ruhsat aşamasında hukuku sona eren sahalar ile MTA tarafından görünür rezervi belirlenen sahaların otomatik olarak aramalara açılması işlemine son verilmiştir.

6592 sayılı Yasa ile 30’uncu maddenin, sadece 6309 sayılı Yasadan gelen ve yürürlükte olan işletme ruhsatları hakkındaki fıkrasından başka tüm fıkraları değişikliğe uğramıştır. Değişikliğin gerekçesi olarak; “Madde ile herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş alanlar ile yeni alanların ihale yolu ile ruhsatlandırılması, hüküm altına alınmıştır. Ruhsat sahalarına ilan süresi içinde müracaat olmaması halinde bu alanlar başka bir işleme gerek kalmadan tekrar ihalelik saha konumuna getirilerek, devamlı ihalelik saha konumunda kalması sağlanacaktır. İhalelik sahaların sürekli ihale edilme imkanı getirilerek uygun bir zamanda ve değerinde sahiplendirilmesi amaçlanmıştır.

Madenlerin ihale yolu ile yapılan ruhsatlandırılmalarında madenin cinsi, rezervi, bulunduğu bölge, tenörü, istihdam, yatırım, ülke ihtiyaçları ve benzeri huşular dikkate alınmak suretiyle gerçekleştirilecek yatırım şartlı ihale usulü getirilmiştir.

Madde ile ayrıca, havza madenciliğini geliştirmek ve jeolojik yapıyı aydınlatmak amacıyla herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş sahaların alan sınırlamasına bakılmaksızın birleştirilerek ihale edilebilmesi imkanı getirilerek büyük çaplı yatırım yapılması ve iş sağlığı ve güvenliği ilkelerine uygun işletmecilik yapılması amaçlanmıştır.”, denilmiştir.

Gerekçesi yukarıda aktarılan Maden Yasası 30’uncu maddesi incelendiğinde;

a-Herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir (bölünmüş) edilmiş alanlar ihale yolu ile ruhsatlandırılacak, ihale duyurusu Resmi Gazete kanalıyla olacaktır.

b-Yeni alanlar II-b grubu ve IV. Grup dışında ihale ile verilecektir. Yeni alan olarak ifade edilen başvuru tarihinde maden sicilinde işlem görmeyen alanlardır/sahalardır.

 

3213 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte üç grup ruhsat verileceği öngörülmüştür.

1-Mermer; Kalker, Dolomit, Kalsit, Arogonit, Traverten, Albatr, Diabaz, Granit, Serpantin ve kesilip parlatılabilen diğer taşla olarak tanımlanmış, bu tanım, 25.06.1987 gün 19498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3382 sayılı Yasa ile kesilip parlatılarak kullanılacak olan mermer, oniks mermeri ve diğer taşlar şeklinde değiştirilmiş, 250 hektara kadar ruhsat verileceği, öngörülmüştür.

2-Göl Suları; Göl sularının ihtiva ettiği madenler için 2000 hektarlık başvuru yapılabilecektir. Göl suları, 26.06.2001 gün 24444 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4683 sayılı Yasa’nın 2’nci maddesi ile Maden Yasasından çıkarılmıştır.

3-Maden; Alan sınırlaması olmaksızın ve maden ismi belirtilmeksizin yapılmaktadır.

1985 yılından 2001 yılına kadar üç grup, 2001 yılından 5177 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar da Maden ve Mermer olmak üzere iki grup ruhsat verilmiştir. Esasen Göl suları konusunda ruhsat verildiği söylenemez, bu grup maden ruhsatları içinde eritilmiştir.

 

4-5177 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile 1901 tarihli Taşocakları Nizamnamesi yürürlükte kaldırılmış, maden ruhsat grubu beşe çıkarılmış, I-a Grubu madenlerin ihale ile verileceği, kural altına alınmıştır.

5-5995 sayılı Yasa ile de madenler altı gruba ayrılmış, 6592 sayılı Yasa ile de tekrar ruhsat grupları beşe indirilmiştir.

c-6592 sayılı Yasa ile II. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler dışında yeni alanlar ihale yoluyla verilecektir. Bilindiği üzere 5177 sayılı Yasa ile I. Grup (a) bendi madenlere, 5995 sayılı Yasa ile de İşletme ruhsat aşamasından düşen sahalara getirilen ihale ile verilme yolu 6592 sayılı Yasa ile genişletilmiş olmaktadır.

 

d-5177 sayılı Yasa döneminde ilan süresinde ihalelik alanlara başvuru olmaması halinde bu alanlar başka bir işleme gerek kalmaksızın aramalara açık hale gelirken, 5995 sayılı Yasa ile işletme ruhsat safhasında hukuku sona eren sahalar bundan muaf tutularak tekrar ihalelik duruma getirilmiştir. 6592 sayılı Yasa ile de hukuku sona eren tüm sahaların safhasına bakılmaksızın ihalelik saha olarak kalması öngörülmüştür.

e-İhale bedeli işletme ruhsat taban bedelinden az olmayacaktır.

f-Ara ve uç ürün üretme şartını içeren ihaleler yapılabilecektir. Bu durumun kıstası ise; maden ruhsat sahasının cinsi, rezervi, bulunduğu bölge, tenörü, istihdam, yatırım, ülke ihtiyaçları ve benzeri hususlar dikkate alınarak ihale şartnamesinde de açıkça belirtmek kaydıyla yapılabilecektir. Bu durumda kabul edilen ihalelik sahanın; rezervi, tenörü, istihdam durumu konusunda idarenin elinde somut bilgiler olması gerektiği açıktır. Aksi takdirde ihaleyi yapan idareyi zora sokacak çekişmelerin yaşanacağı kaçınılmaz olur. Ayrıca benzeri hususlar denilerek şartnameye konacak mükellefiyetler de önem arz edecektir. Özellikle rezerv konusu çok titizlikle üzerinde durulması gereken bir konudur. Zira, rezervin özellikleri dikkate alınarak ihaleye katılma şartları, taban ihale bedeli, ihale bedelini ödeme şekli ve süresi, üretim süreleri veya tesislerin yatırım süreleri ve diğer hususlar şartnamede belirlenecektir.

g-Ruhsat alanları arasında bulunan ve en uzak iki noktası arasında 50 metreden az mesafe olan alanların ihalesinin, bitişik ruhsat sahipleri arasında yapılacağı kuralı 6592 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramış; Ruhsat sahaları arasında tek başına madencilik yapılamayacak büyüklükteki alanlara ruhsat verilemeyeceği, bu alanların bitişik ruhsat sahipleri arasında ihale edileceği, şekline getirilmiştir. Burada iki noktası arasında 50 metre mesafe bulunan sahaların ihalesi konusundaki sınırlamanın değişmesi yararlı olmuştur. İdarenin, ruhsatlar arasında kalan alanın tek başına madencilik faaliyeti yapılamayacak alan olduğunu tespit etmesi halinde bu alana ruhsat verilmeyecek ve bitişik ruhsat sahipleri arasında söz konusu alan ihale edilecektir. Böyle bir alanın varlığını idarenin tespit etmesi oldukça zordur. Bu durumu söz konusu alana bitişik ruhsat sahipleri idareye iletecek, idare yerinde tespitini yaptıktan sonra alanı bitişik ruhsat sahipleri arasında ihale edecektir. Yalnız burada tek başına madencilik faaliyeti yapılamayacak alanın büyüklüğü konusunda idarenin takdir hakkını somut tespitlere dayandırması gerektiği açıktır. Zira Yasada herhangi bir mesafe ve alan kısıtlaması yoktur.

Ayrıca, ihalelik durumda bulunan ve madencilik yapılabilmesi için uygun büyüklükte olmayan sahalar, çevresindeki ruhsatsız alanlar veya diğer ihalelik sahalarla birleştirilerek ihale edilecektir. Bu tespit her ne kadar idare tarafından yapılabilecek tespiti gerektiriyor kanısı uyandırsa da bu alanla ilgilenen madenciler tarafından idareye iletilecek bir dilekçe ile de ihale yapılması istenebilir. Burada da idarenin takdir hakkını kullanırken somut veriler ortaya koyması gerektiğini bir kez daha yineleyelim.

h-Havza madenciliğini geliştirmek ve jeolojik yapıyı aydınlatmak amacıyla yeni oluşturulan alanlar ile hukuku sona ermiş ihalelik sahalar alan sınırlamasına bakılmaksızın birleştirilerek ihale edilebilecektir. Böyle bir ihale işlemini yapabilmek için idarenin elinde yeterli bilgilerin olması şarttır. Hukuku sona ermiş sahalar konusunda idareye verilen faaliyet raporları ve projelerden yola çıkarak bu alanlarda belli bilgilere ulaşmak mümkün iken, yeni oluşturulan alanlar konusunda MİGEM’in elinde hiçbir bilgi yoktur. Bu bilginin havza ihalesine isteyen talipler tarafından verileceği ya da bu konuda idarenin araştırma yapacağı/yaptıracağı anlaşılmaktadır. Alan sınırlaması olmadığı için bu alanlarda yapılacak ihaleye sadece büyük firmaların talip olacağı tartışmasızdır. Daha önce; TKİ, TTK, ETİBANK gibi kamu kurumlarına tanınan hakkın özel şahıs ya da firmalara verilmesinin önü açılmıştır.