MADEN RUHSATLARINDA ORMAN İZİNLERİ

Son yıllarda maden ruhsatlarına mülkiyet izni kapsamında orman izni verilmesi mevzusunda büyük meseleler yaşanmaktadır.Mevzuyu derince değerlendirmek için maden mevzuatı ve orman mevzuatını araştırmak gerekmektedir.

            A-Maden mevzuatı yönünden

            3213 sayılı Maden Yasası’nın 5995 sayılı Yasa ile değişik 7’nci maddesi 4. fıkrasında; “Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir.” Bu kaide göz önüne alındığında orman alanları içinde kalan maden sahalarında madencilik faaliyeti yapılabilmesi için kesinlikle Orman Kanununa göre izin almak gerekecektir.

            7’nci maddenin 5995 sayılı Yasa ile değişik 7. fıkrasında; “Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir.” denilerek kazanılmış hakların korunacağı tanımlanmış ise de böyle bir vaziyet mevzubahisi değildir. Maden sahasında imal faaliyetleri devam ederken faaliyette bulunan alanın ormanlık alan olarak patent edilmesi halinde, alakalı Yasa olan 6831 rakamlı Orman Kanunu devreye girecek ve alakalı Yasa Orman Kanunu olduğu için bu Kanunun kaideleri somut hadiseye göre değerlendirilecektir. Bu uygulamada  Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ne yazık ki ki fikri de alınmamaktadır. Aynı vaziyet Mera alanlarında da görülmektedir..

            7’nci maddenin 7164 sayılı Yasa ile değişik 20. fıkrasında; “Madencilik faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere bağlı geçici tesisler için verilmiş izinler, temditler dahil ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir. Ruhsatın temdit edilmesi halinde madencilik faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere bağlı geçici tesisler için verilmiş bütün izinler temdit süresi sonuna kadar hiçbir işleme gerek kalmaksızın uzatılmış sayılır.” kaidede geçen hiç bir operasyona gerek kalmaksızın uzatılmış sayılır uygulaması havada kalmakta ve uygulanmamaktadır. Bir ruhsat sahası Taşocakları Nizamnamesi kaidelerine göre 1970’li senelerin başında Şehir Özel Yönetince verilmiş, Bakanlar Heyeti Kararı ile Maden Kanunu Kapsamına alınmıştır. Aşina olunduğu üzere Taşocakları Nizamnamesine göre evvel zorunlu izinler alınır, daha sonra ise ruhsat verilirdi. Maden Kanununda ise bu vaziyetin aksine  evvel ruhsat verilir daha sonra zorunlu izinler alınır. Mevzubahisi ruhsat sahası içerisinde iki orman izni bulunmaktadır. Ruhsatın temdidi ile bu iki iznin ruhsat süresi dikkate alınarak uzatılması istenmiş, orman yöneti bir senelik izin vermiştir. Kısa süreli izin vermenin hem maden hem de orman mevzuatına ters olduğu bahanesiyle pek çok dava açılmaktadır. Açıklamamız dikkate alındığında, Maden Kanununda kaide altına alınan, tam izinlerin temdit süresi sonuna kadar hiçbir operasyona gerek kalmaksızın uzatılması gerekmektedir.

            7’nci maddenin 7164 sayılı Yasa ile değişik 21. fıkrasında; “Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya (13. fıkra; Kamu hizmeti veya umumun yararına ayrılmış yerlere ve bu tür tesislere 60 metre mesafe dahilinde madencilik faaliyetleri Bakanlığın, binalara 60 metre, özel mülkiyete konu araziye 20 metre mesafe dahilinde ise mülk sahibinin iznine bağlıdır. Bu mesafeler, ihtiyaç halinde madencilik faaliyetlerinin boyutu, emniyet tedbirleri ve arazinin yapısı dikkate alınarak Bakanlıkça artırılabilir. Mesafeler yatay olarak hesaplanır.) aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit edildiği tarihten itibaren, ilk tespit dahil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilir.” denilmiştir. Yasa kararı üç izin evrağının alınmasını lüzumlu kılmaktadır.

            Mülkiyet izni kapsamında Maden Kanunu’nın 7’nci maddesi, madencilik faaliyeti yapılacak alanın orman olması halinde bu iznin alınması da gerekmektedir.

            21.09.2017 gün 30187 rakamlı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden İdaremeliğinin 113. maddesi de orman izni mevzusunda tertip etme getirmektedir.

B-Orman mevzuatı yönünden

6831 rakamlı Orman Kanunu’nın 16’ncı maddesi madencilik faaliyetlerinde orman izinlerini kaide altına almaktadır.

16’ncı maddenin 5995 rakamlı Yasa ile farklı ilk fıkrasında; “Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için gerekli; kuruluş, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı kuruluşlarına, fon kıymetleri hariç, değeri alınarak Çsafha ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları hudutları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken ender ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çdüzey ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu yönetlerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile gerekli kuruluşlarından değer alınmaz.

Ruhsatname veya ayrıcalık almış olanlarla, ruhsatname veya ayrıcalık alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman yönetine haber vermeye ve ormana hasar gelebilecek hallerde, orman yönetinin göstereceği ihtiyatları almaya ve yapmaya mecburidirler.

5177 rakamlı Yasa ile ilave edilen 3. fıkra; Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle alakalı her türlü yer, yol, bina ile kuruluşların hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde düzey ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım değeri, kullanım süresi, yapılan bina ve kuruluşların devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.

5995 rakamlı Yasa ile ilave edilen 4. fıkra; Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi sonucunda yönete teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite kastı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve kazı atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise şehir ve ilçe belediyelerine kıymeti karşılığında izin verilebilir.

5995 rakamlı Yasa ile ilave edilen 5. fıkra; Maddenin uygulanması ile alakalı tanım, şekil, şarkası ve temeller yönetmelikle düzenlenir, biçimindedir.

18.04.2014 gün 28976 rakamlı Resmi Gazete’de Orman Kanununun 16’ncı Maddesinin Uygulama İdaremeliği yürürlüğe girmiştir. Mevzubahisi İdaremelik madencilik faaliyetleri ile alakalı izinlerin uygulanmasını açıklamaktadır.

C-Değerlendirme

Orman izinleri mevzusunda yapılan arzlarda;

Verilecek iznin ilk izin olması,

İzin istenen alanda nadide maden bulunmaması,

İzin istenen alanın orman olarak kalmasında kamu verimi görüldüğü, gibi mazeretler ileri sürülmektedir. Bu mazeretler kuruluş edilen harekâtların neden unsurunu taşımamaktadır. Yönetimsel harekâtlarda neden unsuru, yöneti o harekâtı yapmasına çeken nesnel hukuk kaideleri tamıdır.

Verilecek iznin ilk olması, izin istenen alana artık hiçbir biçimde orman izni verilmeyeceği anlamına kazanç ki, böylesi gidişatta Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden alınan maden ruhsatının hiçbir ehemmiyeti kalmaz.

İzin istenen alanda bulunan madenin nadide kalitede olup olmadığı mevzusu ise maden ruhsatını veren yönetin yetki ve mesullüğündedir. Orman yönetinin bu mevzuda fikir beyan etmesi vazife ve yetki gaspına girer.

İzin istenen alanın orman olarak kalması isteniyor ise bu mevzuda orman yönetinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne somut mazeretler göstererek o alanın kapalı alan haline getirilmesi ile olur. Aksi takdirde bir müessese ruhsat verecek öbür müessese verilen ruhsatları denetleyecek duruma gelir.

Orman sahaları içerisinde yapılacak her türlü madencilik faaliyetine izin verilip verilmemesi hususunda orman yönetine takdir hakkı tanınmış ise de bu takdir hakkının hukuken geçerli somut bilgi ve evraklarla ortaya konulması hukuk Devleti prensibinin gereğidir.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, 03.03.2014 günlü 2014/1 rakamlı Genelge çıkarılmış, bu genelgeye dayalı olarak maden sahalarına orman izni verilmemiştir. Genelgenin Orman Kanunu ve Orman Kanununun 16’ncı maddesi Uygulama İdaremeliğine ters olduğu sebebiyle açılan davalarda, Duruşmalar davanın reddine hükmetmiş, ret kararlarını da Danıştay onamıştır.

2014/1 rakamlı Genelgenin iptali mevzusunda açılan davada ise, Danıştay Onuncu Dairesi, 06.11.2019 gün E:2014/3600, K:2019/7507 rakamlı ve yeniden aynı Dairenin, 06.11.2019 gün E:2015/1148, K:2019/7505 rakamlı kararlarıyla genelgenin madencilikle alakalı bir hayli tertip etmesi iptal edilmiştir.

Ancak, Genelgenin yürürlüğünden 3213 rakamlı Maden Kanununda farklılıklar getiren 6592 rakamlı Kanunun 18.02.2015 tarihinde yürürlüğe girip 24’şöhretçi maddenin 11. fıkrasındaki gerekli izinleri üç sene içinde alamayan ruhsatların iptali yerine yönetimsel para cezası getirmesine kadar bir hayli ruhsat 2014/1 rakamlı Genelgeye dayalı olarak orman izni alamadığından iptal edilmiştir. 6592 rakamlı Kanunun yürürlüğünden sonra da mevzubahisi Genelgenin madencilikle alakalı maddelerinin Danıştay tarafından iptal edilmesine kadar da yönetimsel para cezasından kurtulamamıştır.

Mülkiyet izni olmadan madencilik faaliyetinin yapılması muhtemel değildir. Bir müessese maden ruhsatı vermekteyken, öbür müessesenin madencilik faaliyeti yapılmasını yasakladığı görülmektedir. Ayrıca, ruhsatı veren müessese verdiği ruhsatın mali mükellefliklerini ruhsat sahibinden istemekte, öbür müessese ise maden ruhsat sahibine madencilik faaliyeti yaptırmayarak ruhsat sahibini yönetimsel para cezası ve mali mükellefiyet altına sokmaktadır. Böylece paradokslu bir gidişat ortaya çıkmaktadır.

Yakın zamanda medyada çıkan bir haberde Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatın iptal edildiğini, Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanlığı açıklamasında ise ruhsatın iptal edilmediği doğrultusunda çıkan haberde, paradoks olduğu ileri sürülmüştür. Esasen her iki Bakanlığın açıklaması da doğru olmakla beraber içerik farkları vardır. Tarım ve Orman Bakanlığı verdiği orman iznini iptal etmiştir. Çünkü Enerji ve tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilmiş maden ruhsatını iptal etme yetkisi yoktur. Ancak mülkiyet izni kapsamında orman izni olmadan madencilik faaliyeti yapılamayacağından ve Şirket İzni sakatlandığından o maden ruhsatında faaliyette bulunmak imkânsız hale gelmiştir.

Bu mevzuda Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının orman izinleri mevzusunda yeni bir tertip etme yapmaları gerektiği sarihtir. Aksi takdirde ormanlık alanlarda maden ruhsatlarını Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığının vereceği biçiminde bir anlayış yerleşecektir.