MADENCİLİK FAALİYETLERİNDE İZİNLER

Maden Yasasında belirli değişiklikler konusunda çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Yasanın aksayan yönlerine bundan önceki makalelerimizde yer vermiştik, bu konuda bazı ayrıntılara değinmek ihtiyacı da doğmuştur.

A-3213 sayılı Maden Yasası 24’üncü maddesinin 11. fıkrası, 6592 sayılı Yasanın 13’üncü maddesiyle tamamen değişmiştir. Söz konusu olan madde; “7’nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme yapma izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat işletme sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7’nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş olan alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme yapma izni düzenlenir. Gerekli süre içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için ise her yıl 50.000 TL idari para cezası uygulanır. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden sebep işletme izninin alınamaması durumunda ruhsat süresi uzatılmaz.” şeklindedir.

Ruhsat sahibi tarafından Yasa’nın 7’nci maddesinde sayılan zorunlu izinler konusunda (ÇED, Mülkiyet, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı) yapılan başvurularda genel bir sıralama durumu bulunmamaktadır. Bazı illerde ÇED Belgesi alınmadan diğer izinler verilebilmektedir.

1-2010 yılı 10’uncu ayında İşletme Ruhsatı alan ruhsat sahibi, ÇED belgesi almak için başvuru yapmış, belgeyi veren kurum yıllarca ruhsat sahibini oyalamış, sürekli olumsuz karar vermiş, konu yargıya taşınmış, yargılama süreci devam etmektedir.

2-Ruhsatın alındığı ilde ÇED Belgesi alınmadan, mülkiyet ile İşyeri Açma ve Çalışma ruhsatı kesinlikle verilmeyecektir.

3-Ruhsat sahibi, 6592 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren idari para cezası ödemektedir ve yükümlüdür.

4-İdarece uygulanan idari para cezalarında, İşletme Ruhsatının yürürlüğe girdiği, 2010 yılı 10’uncu ayı baz alınmamakta, 6592 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği, 18.02.2015 tarihi göz önüne alınmaktadır. 2019 yılında idari para cezası ödeyip, ruhsatı 2020 yılı Ekim ayında sona erecek olan ruhsat sahibi, ruhsatını 2020 yılı Ağustos ayında terk etse dahi ruhsat sahibine 2020 yılı için de idari para cezası uygulanmaktadır. İdarenin bu uygulaması da yasal uygulama değildir. Burada işletme ruhsatının alındığı
tarihin esas alınması gerekmektedir.

5-Yukarıda paylaşılan Yasa kuralının son cümlesi uyarınca zorunlu olan izinleri alamayan ruhsat sahibinin 2020 yılı 10’uncu ayında işletme ruhsat süresi dolacaktır ve ruhsatı bu tarihte iptal olacaktır.

6-<3213 sayılı Yasa’nın 24’üncü maddesi 2. fıkrasının ilk iki cümlesi, 7164 sayılı Yasa ile değiştirilmiş, “Ruhsatların süre uzatma taleplerinde; ruhsat süresinin bitiş tarihinden itibaren en geç altı ay öncesine kadar, 6183 sayılı Yasanın 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş olan borcunun bulunmaması şartıyla Genel Müdürlüğün bütçesine gelir kaydedilmek üzere işletme ruhsat taban bedeli ödenerek, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış olan işletme projesi ve aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresinin (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat (e-Tebligat) adresinin ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilmesi zorunlu yükümlülüktür. Aksi taktirde talep reddedilir ve ilgili saha ihaleye açık saha konumuna getirilerek ihale yolu izlenerek ruhsatlandırılır.”  Maddede geçen “Ruhsatların süre uzatma taleplerinde; ruhsat süresinin bitim tarihinden itibaren en geç altı ay öncesine kadar,” ibaresinin Yasa metninde yer alması görülmektedir.

a-İşletme Ruhsatlarının üzerinde ruhsat bitim tarihi yer almaktadır. Ruhsat sahibi yer alan tarihi esas alarak, temdit talebinde bulunduğunda ruhsatın iptal edileceği, kaçınılmaz bir durumdur.

b-Konulan bu ibare yanlış ve yanıltıcı bir durumdur.

c-Bu kural uyarınca, ruhsatının süresi 2010 yılı 10’uncu ayında dolacak ruhsat sahibinin; 2020 yılı 4’üncü ayında temdit yapmak zorunda kalacağı görülmektedir.

7-ÇED Belgesi ile ilgili yargılama süreci halen devam etmektedir.

8-ÇED Belgesi ile dava, ruhsat sahibi adına olumlu sonuçlanmış olsa bile mülkiyet izni kapsamında orman izni alınacak, daha sonrasında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı temin edinilecektir.

9-Bu süreçler devam ederken, ruhsat temdit edilmez ise ruhsat iptal edilecektir, 2020 yılı 10’uncu ayına kadar olan süre, ruhsat süresi bitiminden altı ay önceye çekilen temdit ile ruhsat sahibini içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.

10-Ruhsat temdidi konusunda verilen temdit işletme projesini inceleyen idare de bu durumda zor durumda kalacaktır. Temdit projesi verildiği tarihte işletme ruhsatı yürürlükte aktiftir. Ancak, zorunlu izinler mevcut değildir.

Anlatılan nedenlerle; “Ruhsatların süre uzatma taleplerinde; ruhsat süresinin bitiş tarihinden itibaren en geç altı ay öncesine kadar,” ibaresinin Yasa metninden çıkarılması gerekmektedir.

B-<3213 sayılı Maden Yasası’nın 7’nci maddesi 11. fıkrasında; “Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere dahil işlemler ise ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi süreci içinde en geç üç ay içinde bitirilmektedir.  Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirmiş olduğu maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanmakta.”, kuralı yer almaktadır.

1-Anlatılan kurala bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uyduğunu söylemek zordur. Hatta hiç dikkate almadıklarını da belirte biliriz.

2-Ruhsat sahibinin; Yasanın 13’üncü maddesine getirilen her yıl Ocak ayı bitimine kadar ruhsat bedeli ücret ödenmesi gerektiği kuralı doğrultusunda, bir an önce işletme izni edinip faaliyete geçmeyi düşüneceğinde duraksama bulunmamaktadır.

3-Ruhsat sahibi sadece ruhsatının yürürlükte olacağını düşünerek her yıl ruhsat bedeli ücret ödemek istemez. Zira bu bedel küçümsenecek kadar az miktarda değildir.

4-3213 sayılı Yasa’nın 7’nci maddesi 11. fıkrası ile 24’üncü 11. fıkrası daha önce birbirileri ile uyumlu durumda idi. Ruhsat sahibi işletme ruhsatını aldığı tarihten itibaren 7’nci maddenin zorunlu halde kıldığı izinlere üç ay içinde başvurmaz ise teminatı irad kaydedilir. İrad kaydedilen teminat üç ay içinde ödenmez ise teminat iki katına katlanarak üç ay daha ek süre verilir, verilen bu sürede de ödenmez ise faaliyetler durdurulur, takip edilen altı ay içinde de ödenmez ise ruhsat iptal edilirdi.

5-Yasa’nın 24’üncü maddesi 11. fıkrası birçok kez değiştirilmiş, 7’nci maddenin 11. fıkrası değişmediğinden, bu iki maddenin birbiri ile uyumluluğu durumuda kalmamıştır.

Bu nedenle; 24’üncü maddenin 11. fıkrası ile 7’nci maddenin 11. fıkrası uyumlu bir hale getirilmesi işlemi sağlanmalıdır.

C-Kamu kurumlarının Yasa’nın 7’nci maddesinin zorunlu kıldığı izinler konusunda maden ruhsat işletme sahiplerine zorluk çıkardıkları ve sadece ruhsat sahipleri değil Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün de bilgisi dahilindedir.

1-Elimizde mevcut olan bir davada mülkiyet izni kapsamında mera tahsis değişikliği isteminin valilik tarafından kabul görmesi üzerine 2007 tarihinde açılan dava, 2013 yılında sonuçlanabilmiştir.

2-Orman izinleri konusunda da çok fazla  büyük problemler görülmektedir. İzinler konusundan görüşler alınmakta, görüşler olumlu bir şekilde alınsa da bu kez de Genelgeler kapsamında (2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi) tekrar incelemeye tabi kılınmaktadır. İzin verilse dahi bu kez ruhsat yürürlük süresi dikkate alınmadan kısa süreli izin verilmektedir.

3-Bir kurum ruhsat vermekte izinler konusunu ruhsat sahibinin üzerine yıkmakta, diğer kurumlar ise izin vermemek için süreci uzatmakta bu durumda bilgi istendiğinde işlemleriniz hala devam ediyor şeklinde bahaneler göstermektedir.

4-Ruhsatı veren idare, ruhsat sahibinin üstüne yüklediği izinler konusunda diğer kurumlara bu durumda ruhsat sahibine yardımcı olmalarını isteyecekken, bunu bir fırsata çevirip kural koyarak maden ruhsat sahiplerine idari para cezası uygulamaktadır.

5-Mülkiyet izni konusunda sahibi olan arazilerden alınacak izinler konusu da tartışmalı bir durumdur. Madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında iken bazı grup madenlere kamulaştırma hakkı tanınmadığı dolayısı ile arazi sahipleri, arazilerinde işlem ve çalışma izni vermemekte, ruhsat sahibi de çaresiz bir durumda kalmaktadır. 100 dekarlık bir müşterek araziye 1 dekarlık hissesi olan arazi sahibinin olumsuz davranışı sebebi ile 100 dekarlık alanda madencilik faaliyeti yapılamamaktadır. Böylesi bir haksız durumun Anayasaya da aykırı olduğunu düşünmekteyiz.

6-Zeytinlik alanlarda ise kapalı işletmelere bile izin verilmediği izlenmektedir.

7-Mülkiyet izni sahipli araziler haricinde kamu kurumlarından alınmaktadır. Bu kurumların izin sürecinde gerekli hassasiyeti göstermemeleri, izin sürecini uzatma ve bekletme durumuna getirmeleri konusunda, ruhsat sahibinin bunu ruhsatı veren kuruma bildirip, ruhsatı veren idarenin de Maden Yasasında gereken düzeltmeleri yaparak ruhsat sahibine yardımcı olması gerekmektedir.

D-ÇED Gerekli Değildir, ÇED Olumlu kararlarına iptal etme davaları açılmaktadır. Bu davalarda Mahkemeler keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gitmekte, bilirkişi raporları esas alınarak kararlar uygulanmaktadır. ÇED davalarından oldukça bir şekilde bunalmış olan bir okurumuz. Konuyla ilgili Çevre ve Orman Bakanlığının bir genelgesi bulunduğunu bilgi paylaşımı amacıyla bu genelge içeriğinden söz edilmesini bizden talep etmiştir.

Bilirkişinin hazırladığı raporları dikkate alınarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararları hakkındaki verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararları hakkında, ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması, iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz bir şekilde etkilemiyorsa, kısacası kararın tümünün yeniden ele alınarak değerlendirmesini hali gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek duyulmadığı, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 12.02.2009 gün 2009/7 sayılı Genelgesi ile duyurulmuştur.

Bu Genelge kapsamında, Mahkemenin kararı gerekçesi dikkate alınarak, sadece noksan veya yetersiz olduğu görülen bölümlerin tekrar düzenlenerek hazırlanan ÇED Raporunun idareye sunulmasını müteakip, idarece bir toplantı tarihi ayarlanarak, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar bir araya toplanacak ve Komisyonda değerlendirilecektir. Yapılan düzenlemelerin yeterli olduğu görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca sonlandırılacak, Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanacak tutanak altına alınacak, idare tarafından proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararı verilecektir. Karar, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirilecek, Valilik alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyuracaktır.

Esasen yukarıda sözü geçen Genelge, hukuki yönden uygulanması gereken uygulamayı tekrarlamış durumdadır. Mahkeme karar gerekçesinde ileri sürülen ve karara dayanak alınan noksanlıklar tamamlanınca olması gereken durumun bir açıklamasıdır.

Corono virüsü nedeniyle tüm ülke insanlarımıza ve camiamıza sağlıklı günler dileriz.